Vakıf Geleneği ve Ankara Vakıfları Bilgi Şöleni ilk gününde, Prof. Dr. Abdullah Şevki Duymaz, Vakıflar Genel Müdürü Sinan Aksu ve ASBÜ Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan’ın açış konuşmalarıyla başladı. Açılışta, Ankara’nın vakıflar açısından önemi vurgulandı. ASBÜ ile Vakıflar Genel Müdürlüğü arasında olası işbirliklerine değinildi.
Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan, vakfın sadece bir kurum olmadığını, insanın da bir vakıf olabileceğini belirterek, yakın zamanda kaybettiğimiz Mehmet Doğan’ı bu bağlamda örnek gösterdi. Arıcan, genç bir üniversite olarak tarihi yapıları yaşatma çabalarının önemine dikkat çekti.
Açıklamalarına devam eden Arıcan, “Medeniyetin yeniden ihyası ve inşası adına vakıf eserlerinin yaşatılması gerektiği herkesin malumudur. Biz sadece ana vatan sınırlarında değil, yavru vatan Kıbrıs’ta da bu çalışmaları sürdürüyoruz. Kıbrıs’ı bir vakıf adası haline getireceğiz. Balkanlar da vakıf açısından çok zengindir. Orada da elimizdeki vakıf eserlerini ‘altından kilise kalıntısı çıktı’ gibi bahanelerle elimizden almaya çalışıyorlar. Burada arkeologlarımıza, antropologlarımıza ve diğer alanlardaki akademisyenlerimize büyük görevler düşüyor” dedi.
Arıcan, vakıf geleneğimizin Batı’daki üniversite modeline bile örnek olduğunu belirterek, Evliya Çelebi’nin “50 yılda 50 ülke gezdim. Hiçbirinde bu kadar insan hayrına eser görmedim” sözünü hatırlattı. Bugün bile bu mirastan yararlanıldığını ifade eden Arıcan, Mehmet Doğan şahsında örneklendirebilecekleri vakıf insanı modelini geliştirmeleri gerektiğini vurguladı.
Bu önemli etkinlik, vakıf kültürünün ve tarihinin yeniden gözden geçirilmesi adına büyük bir fırsat sunuyor.